Türk kültüründe gebelik ve doğum

Türk kültüründe gebelik ve doğum

Bu makale Sedat Üveys Örnek’in Türk Halkbilimi kitabında bulunan Doğum konusundan yararlanılarak hazırlanmıştır.

Toplumuzda doğum olayı gerçekleştiği zaman bunun yansımaları olumlu olmuştur. Bunun farklı nedenlerinin bulunduğu kaynağımızda bizlere aktarılmıştır. Öte yandan doğumdan önceki süreçlerde bir takım geleneksel davranışların sergilendiğini gözlemlemekteyiz

Kısırlığı toplumun bir kusur olarak gördüğü belirtilmiştir. Kısır olan birey aşağılandığından dolayı bir takım yollara başvurarak ortadan kaldırmak istemesi ve bu yolların geçmişten beri kültürümüzde olan ögeler olması toplum kültürünün ne denli önem arz ettiğini bizlere bir kez daha göstermektedir. Konuyu açacak olursak kültür sadece sözde olan bir durum olmadığı hayatımızı kültür ögelerimizin şekillendirdiğini anlamaktayız.

Aşerme başlığını incelediğimiz taktirde anlıyoruz ki çocuğun anne karnında iken cinsiyeti tahmin edilirken çeşitli kalıplara dayanılarak çıkarımlarda  bulunulmaktadır. Burada Halkbilimciler olarak üzerine düşmemiz gereken en önemli nokta bu çıkarımların dayanak noktasının ne olduğu ve çıkarımların bireyler üzerindeki etkileridir. Örneğin kitabımızda tatlı yiyecek aşeren bir kadının çocuğunun erkek olduğunun tahmin edildiği bizlere aktarılmakta. Bu durumun dayanağı ve geçmişten günümüze bu  durumun tesirlerinin ne olduğu araştırılması gereken bir konu olarak biz Halkbilimcileri beklemektedir.

Kadınların gebelik durumlarında bir takım yaklaşım ve değerlendirmeler göze çarpmaktadır. Yine bu yaklaşımlar kültür kavramlarımız etrafında şekillenmektedir. Gebe kadının hasta sayılması veyahut bu durumun ayıp ve gizlenecek bir şey olarak görülmesi kültürümüzün bize getirdiği değerlendirmeler sonucunda ortaya çıktığını ifade edebiliriz. Oluşan bu değerlendirmeler gebe kadınları olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu durumun değişmesi gerektiği veya etkisinin azaltılması gerekmektedir. Bu konuda toplumumuzun her bireyine vazife düştüğü gibi biz Halkbilimcilere de büyük vazife düştüğünü belirtmek isterim. Çünkü kültürümüzde bulunan bir takım kalıpları insanlarımıza ve toplumuza iyi bir şekilde ifade edecek iletişim kanalları oluşturmak bizim görevimizdir. Bunları başarabildiğimiz takdirde gebe kadınların daha iyi bir süreç geçirmesine katkıda bulunabileceğimiz gibi başka durumlara da faydası olacaktır.

Çocuğun cinsiyeti başlığını incelediğimizde yine görmekteyiz ki hangi cinsiyet çocuk istenmesi durumu yine toplum yapısına göre oluşmaktadır. Erkek çocuk isteği çoğunlukla ön plana çıkmaktadır. Anlaşılacağı üzere bu durumun oluşmasında en büyük nedenlerden birisi ataerkil bir toplum olmamızdan kaynaklanan durumlardır. Yine bu durumda kültür birikimimizin bizlere sunduğu ögeler neticesinde oluşmaktadır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir