ULUĞ BEY GÖZLEMEVİ;  Astromiye yön veren Türkler

ULUĞ BEY GÖZLEMEVİ; Astromiye yön veren Türkler

Günümüzde dahi sırrı hala çözülemeyen zenginlikleri araştırmak için Timur İmpratorluğunun 4. Sultanı Uluğ Bey tarafından 1421 yılında Semerkand’da (Günümüzde Özbekistan sınırları içerisinde) yaptırılan üç katlı gözlem evine kurucusunun adı verildi. Bu gözlem evinde dönemin en önemli bilim insanları olan Ali Kuşçu, Bursalı Kadızade Rumi ve Gıyaseddin Cemşit, Pek çok bilgin ile birlikte Trigonemetri. Astronomi, Coğrafya ve Astroloji çalıştılar.

Gözlem evi kullanılan araçlar bakımından oldukça önemlidir. Burada kullanılan en önemli araçlardan biri Duvar katratıdır. Bu katran gözlem evinin bir parçası gibi yapılmış, ve 60 derecelik üst kısmı toprak üzerinde, 30 derecelik alt kısmı ise kayanın içerisine yerleştirilmiştir. Bu dev katranın bir kısmı 1908 yılında Rus arkeloglar tarafından ortaya çıkartılmıştır.

Gözlem evinin ilk sorumlusu Gıyaseddin Cemşitti ancak Cemşit’in 1429 yılında ölümü üzerine Bursalı Kadızade Rumi hem görevini hemde hesap işlerini devraldı. Bir yıl sonra onunda vefatı üzerine talebesi Ali Kuşçu yerine geçti.

12 yıl süren gözlem ve raporlandırma sonucunda ilk taslak ortaya çıktı. Devrin en önemli astronomi kitabı olan Uluğ Bey Zeyç’i bu rasathane yapılan gözlem ve çalışmalar sonucunda hazırlandı. Uluğ Bey kitaba son noktayı koyduğunda tarihler 1449’u gösteriyordu.

1643 yılında Oxford üniversitesinde ilk çevirisi yapılan bu çalışma bütün batı dillerine uyarlanmış hala öenmli bir akademik değer olarak Oxford başta olmak üzere pek çok üniversitede kabul görmektedir. Eserin en önemli özelliği ise yapılan hesaplamaların bugün dahi çok az bir sapma ile gerçekleşmesidir.

Uluğ Bey gözlem evi bilimsel keşifler açısından Türk-İslam kültürünün dünya mirasına en önemli katkılarından birisidir. Bu dönem batıda henüz benzeri bir çalışma söz konusu olmadığı gibi, Bu konuda düşünmek bile şiddetle yasaklanmıştı. Batı aydınlanmasının en önemli figürlerinden biri kabul edilen Galileu Uluğ Bey gözlem evinin kuruluşundan neredeyse yüz yıl sonra dünyaya gelmiştir. Bu dönemde kitaplaştırılan Türk bilimsel araştırma projeleri, avrupada henüz emekleme dönemindeydi. Hatta Galileu astronomi üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı kilise tarafından cezalandırılmak istenmiştir sadece bu ayrıntı dahi Uluğbey gözlem evinin tarihsel önemini göstermektedir.

SEYİT ERCAN

seyitercan@turkhalkbilimi.com

YAZILARI KAYNAK BELİRTEREK KOPYALAYIP PAYLAŞABİLİRSİNİZ, BİLGİ PAYLAŞINCA GÜZELDİR.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir