SİN NEDİR

SİN NEDİR

SİN

Anadolu’daki XII.-XVI. yüzyıllara ait figüratif tasvirli Türk mezar taşları ile Bosna Hersek’teki XII.-XVI. yüzyıldan kalan ve Bogomilcilere atfedilen lahitler arasındaki benzerlikler, sanat tarihçilerini uzun zamandır meşgul eden bir konudur. Çeşitli ırklardan olmakla beraber, henüz Hıristiyanlık ve lslam nüfuzuna girmemiş ortaçağ göçebe boylarının (Got, Macar, Slav, Türk) kültür ve sanat ifadeleri arasında bazı yakınlıklar dikkat çekmektedir

Balkan yarımadası ve Bosna-Hersek, ortaçağda çeşitli ırklardan, özellikle Slav ve Türk göçebelerin akın ettigi ve karıştığı bir çevreydi. Karşılaşmalar Osmanlıların gelmesinden çok önce başlamıştı.Tarihi coğrafyada Dalmatia denen eyalette Koutrigouroi ve Avarlara atfedilen epey sayıda mezar bulunmuştur.  Fettich Slavlar üzerindeki Avar etkilerini belirtilmektedir.

Bizans kaynaklarında Dalmalia adı ile anılıp Bosna’yı ela ihtiva eden ilde, hatta Bosna’da, XI. yüzyıldan sonra Peçenek ve Kuman Türkleri yaşamaktaydı.” Sava ile Drava nehirleri arasında, XI. yüzyıldan XV. yüzyıla kadar Peçenek dilinden bozulmuş adlar taşıyan köyler bulunuyordu. .

Türkçe “Kök-luu” (gök ejder) denen takımyıldız, Çin’de ve Türklerde, gök simgesi olarak tabutlarda ve mezar taşlarında güneş ve ayla birlikte yer alırdı. Türklere budacılıktan geçen bir efsaneye göre gök ejder, güneşi ve ayı yutmak isteyerek onların kararmasına sebep oluyordu. Böylece Kül Tigin mezar abidesinde görüldüğü gibi, ejderin ağzındaki topların, güneş ve ayı temsil ettiği anlaşılmaktadır

Bosna-Hersek’te ve Anadolu’daki Tasvirli Mezar Taşları

İslamiyetten önceki Türk mezar abidesi geleneğinde figüratif şekiller, lslamiyetten sonra da, bazen Arapça kitabelerle birlikte birkaç yüzyıl devam etti     bu tarzdaki Anadolu Türk mezar abideleri, aşağı yukarı Xll.-XIV. Yüzyıllar arasında sıralanmaktadır ve çok sayıdadır. Bunların bir kısmında Arapça yazıyla tarih, ölenin adı ve hatta bazı sanatkarın adı mevcuttur.   

Anadolu’daki tasvirli sin’leri, muhtemelen İslamın ikon karşılığının etkisiyle heykel şeklinden uzaklaşmıştı.      Anadolu’daki tasvirli mezar taşlarındaki simalardan seçilebilenler  hep portre tarzında, gerçekçi eserlerdir. Güzelleştirilmiş çehreler, daha ziyade temsili mahiyette tasvirlerde gözükmektedir.   Anadolu’daki tasvirli Türk mezar taşlarının çoğu, Bosna-Hersek taşları gibi, hafif kabartma eserlerdir. Bazılarında insan tasvirinin yüzü belinnekte, diğerlerinde siliktir veya silinmiştir. Bazı şahıslar, bir kısım Kök Türk mezar taşlarında  ve Bosna’da da çocukları olabilecek gençlerle birlikte tasvir edilmiştir

Kök Türk devrindeki gibi Anadolu ve Bosna mezar taşlarında da,, erkekler kısa mintan ve çakşır veya kaftanla tasvir edilmiştir. Mezar taşlarında uzun kaftan giyenler de görülmektedir.

Eski bir Türk mezarında da görüldüğü gibi., Anadolu tasvirli Türk mezarlarında da, astrolojik tarzda olduğu anlaşılan çift aslan simgesi, bazen güneş piktogramıyla  birlikte yer alrnaktadır Bu devrin Türk edebiyatında da, örneğin Kutadgu Bilig’de, güneşe benzetilen hükümdarın makamı, Aslan burcu olarak tanınlmaktaydı. Aslan adı veya unvanı, ancak hükümdarlara verilirdi. Aslanlı mezarlar, hükümdar olana iddiasındaki kimselere ait olsa gerek. Aslan tasviri., bildiğim kadar Bosna taşlarında yoktu.    Anadolu Türk mezar taşlarında, Orta Asya mezarlarında nadir bulunan veya hiç görülmeyen astrolojik işaretler de mevcuttu; örnek olarak Hisn Kayfa’daki Artukoğullarına atfedilen taşta, bir çift yılanın yanında Akrep burcu tasvirine benzeyen şekiller (R314) gösterilebi.lir.       Gerek Anaclolu’da gerekse Bosna’daki mezar taşlarında görülen insan ve hayv: !ardan oluşmuş, bazen kurbanlıkların sevk edildiği cenaze alayı. olabilecek tasvirle av ve savaş sahnelerinin sayısı çoktur ve birbirine bezemektedir. Bu eserlerin hepsi daha eski lç Asya Türk “bengü taş”ları gibi, bir alpın hayatını ve ebediyete intikalini anlatmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir