Selçuklu Devrinde Türkiye’de Yapılmış Alp Tasvirleri

Selçuklu Devrinde Türkiye’de Yapılmış Alp Tasvirleri

Selçuklu Devrinde Türkiye’de Yapılmış Üç Alp Tasviri

Selçuklu devrinde Türkiye’de yapılmış olduğundan emin bulunduğumuz alp tasvirleri nispeten azdır. Atlı ve hükümdar tasviri mevcut ise de, alp ikonografisi üzerine bunlardan yetişecek bilgi edinilememektedir. Apoluif denebilecek, sonradan yapılmış eserler çok sayıdadır.

Selçuklu alpının harp için giyimi eski Türk geleneğine sadık kalnuştır. Kök Türk, Kırgız  ve Uygur gibi, Selçuklu alpının cebesi11′ de çevik hareketlere müsaade edecek şekilde hafiftir. “Banmah” veya “elvah” denen cinstenclir ve küçük deri parçalarının veya lamaların yan yana ve kısmen üst üste, balık pulu gibi dikilmesinden oluşmuştur.

Selçuklu alplarının düşmanları, Bizans ve Frenk Haçlıları ise, gayet ağır, dökme demirden zırh.lar ve bütün yüzü örten siperli, yine dökme demirden, toparlak kubbeli miğferler giyerlerdi. Bu miğferlerin ağırlığı onları darbelerden korur, fakat hareketlerini de çok zorlaştırırdı. Düşen Frenk aruk ayağa kalkamaz ve düşmanı tarafından kolayca yenilirdi.· Böylece hafif giyinmiş, çevikliğine dayanan Türk ile ağır demir zırhın içinde saklanan Frenk ve Bizanslı arasındaki savaş, iki ayrı askeri geleneğin karşılaşmasını temsil ediyordu

Orta Asya geleneğinin varisleri olan Hakanlılar ve Büyük Selçuklular, alp şahsiyetini yüzyıllardır bilinen tertiplerden biri içinde tasvir ederdi. Konya kabartmasında ise sanatkar, hiçbir geleneği düşünmeden gördüğü al plan doğal şekilde tasvir etmiş. Buradaki doğaya yakınlık, kuzey Asya göçe.be Türk alp tasvirlerini hatırlatmakta ve Anadolu Oğuzlarını Orta Asya medeniyetinden ziyade bozkıra bağlamaktadır Anadolu Selçuklu eserlerinde, örneğin Kubadabad çinilerinde ve Nasıreddin Sivasi’nin tasvirlerindeki şahıslar da Büyük Selçuklu geleneğine uymamaktadır. Büyük Selçuklu sanatının şahıs tasvirleri, Gazne’1′ prototiplerini ve dolayısı ile Manici Uygur kitap resinılerindeki,’  Mongoloid, “ay yüzlü”, “dar gözlü”, küçük boylu insan tipini hatırlatır. Anadolu Selçuklu eserlerinde ise daha ince yapılı, badem gözlü, b kimseler tasvir edilmiştir. Blochet  ince yapılı şahıs tasvirlerini Bizans sanatının tesirine bağlar. Estetik kavramlar bakımından Bizans sanall, Anadolu Selçuklu eserlerine tesirde bulunmuş olabilir. Fakat teknik usuller ve ikonografi, tamamen Ona Asya’ya bağlıdır. Örneğin, gerek Kubadabad çinilerinde, gerek Nasıreddtn Sivasi’nin Tasvirlerinde, Bizans tekniğinde olduğu gibi, ışık ve gölge yüzeylerinin tezadı ile cismi belirtme usulü yoktur. Selçuklu ressamı, Uygur sanatkarından bile fazla, Orta Asya’nm çizgi tekniğine, grafik üslubuna bağlıdır. lkonografik unsurlar, kıyafet, oturuş gibi hususlar da Selçuklu sanatını Orta Asya’ya bağlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir