Orta Asya’da Türk Sanatının Geçirdiği Değişimler

Orta Asya’da Türk Sanatının Geçirdiği Değişimler

Türkler Orta Asya’ya hakim olunca, orada Tsü-k’ü Hunları gibi ecdattan sayılacak Hun gruplarının ve lskitlerin eserlerini buldular. Fakat Orta Asya’da Türklere yabancı pek çok kültür tesiri de mevcuttu. Kuşan medeniyeti, Part medeniyeti ve onların getirdiği Hint, lrarı ve Yunan tesirleri, Orta Asya sanatının tarzına şekil vermişti

Çinlilerin, duvar resimleri üzerinden Türkçe ibareleri silip Çince ibareler yazdıklarını, Hirth’• gözleriyle görmüştür. Son yıllarda Çin Hükümeti’nin davetlisi olarak Turfan ve Kansu’ya giden ve onların telkinine uyarak yazı yazan sanat tarihçileri, Orta Asya’nın lslamiyetten önceki eserlerinden Türk adını çıkarmaktadır.Türk sanatıyla ilgilenen alimler ise, Uygur sanatının bariz karakterinin niteliklerini belirleyerek, Çin sanatıyla ve Türklerden önceki Ona Asya sanatının farklarını ortaya koydular. Türklerin Orta Asya’ya gelmesinden önceki devreyi, Tohar diline bağlayarak adlandıranlar olduğu gibi, Kuşan sanatının Orta Asya’ya tesirlerini düşünerek post-Kuşan diye isim verenler de vardır. Rus alimleri, bazen Eftalit devresi tabirini de kullanırlar.

Yazarların çoğu Türkistan sanatının v.-vı. yüzyıl arası devresinin üslubunun Batı Türk devrirıde de devam ettiğini düşünmektedirler. Gerçekten vı.-vıı. yüzyıl eserleri bazı Türk tesirleri göstermekte beraber, Bau Türklerinin ve Uygurların Orta Asya sanatına henüz intibak etmekte olduğuna delalet eder.   Türklerden önceki Türkistan sanatının eğilimi, devrin kavramlarına göre her motifi idealleştirmeye tabi tutarak birbirine benzer şekle sokmaktı. Çok sayıda birbirine benzeyen şahıs bir araya getirilerek kompozisyonlar meydana getiriliyordu.

Stilistik bakımdan olduğu gibi teknik 27 hususlarda da Uygurların kendilerine mahsus usulleri vardı. Post-Kuşan duvar resimleri, karanlık renklerde kaim boya tabakalarından oluşurken, Uygurlar ayrı bir teknikle çalıştı. Uygurlar resmi gerek kağıt gerekse duvar üzerine mürekkeple çizerlerdi. Çinliler gibi bazen fırçayla çizmekle beraber, Çinlilerin aksine bazen kamış kalem de kullanırlardı. Mürekkep resmin üstüne sürülen boya tabakası şeffaf  kalacak derecede sulu olurdu ve mürekkeple çizilmiş hatların hepsi, boya altından gözükürdü. Üstelik Uygurlar hem Türklerden önceki Orta Asya resimlerinden, hem de Çin resminden ayrı olan parlak renkler, özellikle kırmızı ve altın varak kullanırlardı. Bu teknik sayesinde, Uygur duvar resimlerinde Türk sanatının bir daha erişemediği derecede mükemmel alp resimleri yapılmıştır

Uygur devrinde Orta Asya resminin motifleri, kıyafetleri ve şahısların özellikleri de çok değişti. Bu arada alp görünüşü de yeni bir görünüm aldı. Türklerden önceki Orta Asya sanatına mahsus, resmi geçide çıkmış şekilde süslü kıyafetli, narin yapılı alp tasviri, Orta Asya Türk sanatında bazen ancak erken devirde görülür   Yine de Türklere mahsus hamasi üslup bu resimlerde kuvvetle ifade edilmiştir. Savaş sahnelerinde, Uygur sanatı, alpı dehşet verici bir ifadeyle tasvir eder. Alp ateşler saçar, yüzü hiddetle kırışmış, gözleri fal taşı gibi fırlamıştır

En eski devirlerden beri Orta Asya’da birbirine karışagelen üç ırkın temsilcilerini ve bunlardan karma tipleri, alp tasvirlerinide incelemekte yarar olduğu ilgili kaynağımızda belirtilmektedir, Bu tasvirler; Mongoloid, , Eurepeoid, ve lrani    alp tasvirlerine Orta Asya Türk sanatında nadiren de olsa rastlamaktayız. Türk tipi sayılacak hafif Mongoloid, bazen haniler gibi gaga burunlu veya Europeoidler gibi açık renk şaçlı ve gözlü bir tip de oluşmuş bulunmaktadır

Türklerin uzun saçı çeşitli devirlere ait kaynaklarda kaydedilmiştir. Kıyafetlerde ise Kuzey Asya Türk askeri kıyafetleri yanında, Orta Asya geleneğine mahsus Kuşan devri Gandhara sanatında Türklerden önceki Türkistan sanatında görülen ve ancak bazı kısımları Türk sanatında da intikal eden elbiseler görüyoruz. Kuşan devri Gandhara ve Türklerden önceki Türkistan sanatında alplar şöyle giyinirdi: Hun ve lskit mezarlarında bulunan cinsten ve lbn Fadlan’a göre Türk devrinde kurtall denen, diz boyunda bir gömlek; Çin taş oymalarında ve lskit eserlerinde görülen tarzda paçaları bol bir çakşır

Çin imparatorları Hunlara, rütbe işareti olarak başlıklar ve kuşaklar36 hediye ederdi. Kaşgari’nin hem rütbe, hem kuşak kavramlarını aynı kur kelimesiyle ifade ettiğine göre, belki Türklerde de kuşağın özellikleri rütbeyle ilgiliydi. Bernştam’m kazdığı Batı Türk mezarlarında madeni kuşak parçalan pek çoktu. Uygur eserlerinde de muhtelif şekilde kuşaklar vardır     kuşağa asılı kayış ve maden parçalan, madeni tokalar, Çin’den Macaristan’a proto-Türk ve Türk alp mezarlarında daima bulunmuştur

Kuzey Asya Türk petrogliflerine nispeten, bazı Orta Asya Uygur eserlerindeki, tulga şekli de farklıdır. Çoğunlukla tanrı veya kağan resimlerinde görülen, Türk tipinde olmayan tulgalar, kadim lskit ve Hun tarzına uygundur. Toparlak kubbeli ve tepesinde bir topuz gözüken tulgalar bu meyandadır  Kuzey Asya Türk tulgaları ise daha geç şekiller arz eder ve sivri kubbelidir. Türk petrogliflerinde ve Uygur resimlerinde, birbirine dikilıniş lamalardan oluşmuş tulgalar da vardır. Tulganın lsk:it ve Hun tipinden Türk tipine gelişmesinde Kök Türklerin himmeti olsa gerek. Çin kaynaklarına göre, ‘Türk” kelimesi “tulga” demekti ve Kök Türkler, Altay’da, demircilik yaparken, altın tulga şeklinde bir dağda yaşarlardı.   Türkistan’daki Uygur eserlerinde görülen bir diğer tulga da, madeni bir tepeliğin etrafına dikilmiş, çiçek yaprağı şeklinde deri veya kumaş parçalarından oluşmuştur

Türkistan eserlerinde görülen bir alp başlığı daha vardır. Yukarıya devrik kenarı taç şeklinde oyulmuş olan bu başlık  aslen Asur ve Fars’tan gelmiş olsa gerek. Fakat lç Asya’da MÖ IV. yüzyıldan kalan Pazırık eserlerinde gözükür. Milat civarında Hunlan tasvir eden Çin taş oymalarında da birçok kez temsil edilmiştir.” Kuzey Asya Türk devri eserlerinde Kül Tigin’in heykelinin başında da buna benzer bir başlık vardır

Alpın şahsi bayrağının kargının ucuna bağlanmasından oluşmuş batrak’lar (Kaşgari), Kuzey Asya Türk petrogliflerinde olduğu gibi. Uygur sanatındaa da çok görülür . Budacı usulünde, bir sırığa düşey şekilde baglı bayraklar da Uygur sanatında vardır. Tuğlar, Kuzey Asya Türk petrogliflerinde olduğu gibi, Türkistan’daki Uygur sanatında da at veya yak kuyruğundandır. Uygur duvar resimlerinde, Kupiri’nin tuğu üç pars kuyruğundan oluşmuştur

Çin’de kaplan veya pars kürkü, saldırı ve yiğitlik eseri olarak cezbeye girmiş ve tek başına vuruşmaya hazır alplann işaretiydi. Uygurlarda da bu simgenin nıevcut olmuş bulunması muhtemeldir; çünkü Uygur sanatında pars kürkünden çakşır ve at takımı kullanan alp tasvirleri çok görülür 

 Uygurların Türkistan’da yaptıkları duvar resimlerinden biri kurt başı alemli bir bayrağı tasvir etmektedir. Prof. von Gabain bu bayrağın Kök Türklerin hın başı alemli bayrağı olduğu fikrindedir ve Uygurlar bu Kök Türk bayrağını resmetmiş veya kullanmış olabilceği aşikardır.  Orta Asya resimlerinde, Uygurlardan önce Batı Türk devrinde de bu tarz bayraklar görülür. llk akla gelen, bunların Kök Türk bayrağını temsil ettiği ise de Part ve diğer Orta Asya kavimlerinin de böyle bayrakları olduğu bilinmektedir. Ejder ve kurt, Ötüken tannlarındandı. Bu Lipteki tösler, Orta Asya sanatında Batı Türk ve erken Uygur devrinde pek çoktur ve Türklerle ilgili de olabilir. Özellikle bunların bulunduğu mabetler, Batı Türklerinin ordu’larından biri birkaç kilometre mesafedeydi. Kurt başlı tös tutan alpların giydiği kıyafetler Ona Asya’ya mahsustur, fakat Türk Ona Asya hükümdarları da bu kıyafetleri giyerdi. En nihayet, Kök Türk devri Ona Asya resminde görülen kurt başlı tös, aynen Uygur resminde de mevcuttur

Kurt başı alemli bayrağa, Kök Türklerde olduğu gibi kurban1′ verildiğini düşündürtecek şekiller, Uygur resminde yer almaktadır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir