OĞUZNAMELER

OĞUZNAMELER

                                    

Efsaneleştirilmiş Oğuz kavmi üzerine Batı Türkistan’dan Anadolu’ya getirilmiş manzum bir destanın yapı taşlarını kullanarak Doğu Anadolu’da yeniden ortaya çıkartılmış yeni bir manzum destan.

– Eski destandaki konuların yeniden işlenmesi ve manzum parçalarla benzemesiyle yaratılmış destansı hikayeler.

-Efsanevi Oğuz kavminden , yani atalardan kalmış olarak gösterilen atasözlerini bir araya getirerek oluşturulan derlemeler.

-13. Yüzyılan bvaşlayarak efsanevi Oğuzhan hakkında uydurulmuş rivayetleri bir araya getiren mensur yada manzum eserlerdir-

-Oğuzların Türklerin ve onların soyundan gelenlerin tarihini anlatan kimi eski eserlere de bazen Oğuzname denmiştir.

OĞUZ KAVMİ VE OĞUZ HAN

Oğuz güneybatı Türk dillerini konuşan halkların ataları için 11.yüzyıl sonlarına kadar kullanılmış kavim adıdır.11 Yüzyıldan sonra Oğuz adı sadece efsane ve rivayetler bağlamında geçer. Topkapı  Sarayı Oğuznamesi ile Dede Korkut oğuznameleri’ndeki  destan kahramanlarından yalnız birinin adı  Divan-ı Lügati Türk’te adı geçen efsanevi bir kişi ile birleştirilebilmektedir.

Kimi araştırmacıların tarihsel bir kişi olarak gösterdikleri Oğuz Han, 11.yüzyıldan sonra büyük bir olasılıkla Moğolların gerçekten yaşamış Cihan Fatihi ‘Çingiz Han’dan sonra tarih alanına çıkartılmış efsanevi bir hükümdardır.

DEDE KORKUT / KORKUT ATA

Dede korkut/un ve onun adıyla anılan Oğuznamelerin en eski biçimiyle ortaya çıkışı 11. Yüzyıldan sonra Oğuz Han efsanelerinin uydurulup yaygınlık kazanmasından önce olmuştur.

TOPKAPI SARAYI- YAZICIOĞLU OĞUZNAMESİ

Topkapı sarayı müzesi kütüphanesinde bulunan büyük boy bir yazmanın karalama vakalarına yazılmış 65 uzun satırdan oluşan bir metindir. Metinde farklı uzunluklarda manzum parçalar arka arkaya

 sıralanmaktadır. İlk iki parça efsanevi Oğuz Kavminin övgüleridir. Üçüncü parçada Tanrı’dan Peygamber’den Dede Korkut’tan ve oğuz büyüklerinden Oğuz kavmi için yardın niyaz edilmektedir. Sonraki parçada Oğuz düşmalarına beddualar edilir.

Topkapı sarayı Oğuznamesi’ndeki  parçaların Batı Türkistan’dan getirilip Anadolu da yeniden ortaya konulan destanın eski biçimini veya fazla değiştirilmemiş biçimini yansıttığı sezilmektedir

DEDE KORKUT OĞUZNAMELERİ

17. yüzyılın sonunda büyük ihtimalle İstanbul’da satın alınıp Almanya’ya götürülen Dresden kütüphanesinde bulunan bir yazma Kitab-ı Dedem Kodkud Ala Lisan-ı Taide-ı Oğuzan başlığını taşır. Bu yazma içerisinde bir başlangıç bölümüyle Oğuz kavmi hakkında 12 hikaye (boy) vardır. Vatikan kütüphanesinde bir yazma içerisinde altı hikaye (boy) bulumaktadır.

Dede Korkut kitabı’nın orijinali olarak tasavvur edilebilecek ilk yazılı versiyonun nasıl olabileceği üzerine hiçbir şey bilinmemektedir. Bugüne kalmış olan yazmaların 15-16. Yüzyılda çekimlenmiş olduğu tahmin edilir. Fakat 17. Yüzyılda olması da mümkündür. Kimi Halk hikayelerini Batı Türkistan’dan eski boylara benzer biçimde dönştürüp birer Dede Korkut kılığına sokan kişinin de yazar olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak ortaya bir başlangıç bölümü ve konuları bakımından çeşitlilik gösteren 12 bölümü efsanevi tarih kurgulu bir hikayeler dizisi ortaya çıkmıştır.

a.Başlangıç bölümü (Dresden, Vatikan)

Bu bölümde önce kısaca  Dede Korkut (Korktu Ata) tanıtılır.

. Bundan sonra kimin/neyin güzel olduğunu bildiren sözler gelir.

Başlangıç kısmından sonra eşler üzerine bir parça vardır. Dört türlü kadın sayılmaktadır

b. Hikayeler

Hikayeler için Dresden nüshasına boy ve oğuzname, Vatikan nüshasında hikayet ve oğuzname denmiştir.Bunların ilk olarak Dede Korkut’un kopuz çalıp manzum parçalar okuyarak anlattığı söylenir. Hikayelerde çocuksuz çiftlerin çocuk sahibi olması, Hristiyanlarla savaş , Hristiyanlara tutsak düşme, Kurtulma gibi konular işlenir

c. Hikayelerde Ortaklaşalıklar

Bütün hikayelerde asıl hikaye bittikten sonra Dede Korkut ortaya çıkar hikaye anlatır ve manzumeler okur, Ölümlü dünyadan göçenleri anar. Ortak kahramanlar: Oğuz’un Hanı Bayındır Han, sekiz hikayede az çok karışarak geçer. Bir hikayede sadece bir kahramanın  eponiminde yer alır. Üç hikayede hiç geçmez. Hikayelerde dil kullanımı hemen hemen hiç farklılaşmaz . Belli durumlarda ve belli tasvirlerde kullanılan kalıplardan biröok hikayede yararlanılmıştır.Şecere-i Terakime’deki bazi manzum parçalarla Topkapı Oğuznameleri’ndeki manzum parçalarla benzerlikler sezilmektedir. Bunu, Batı Türkistan’dan getirilmiş olan destandaki bazı manzum kısımların Anadolu’da  az çok değişiklikler yapılarak yeniden kullamılmış olduğunun belirtisi saymak mümkündür.

Dil: Akkoyunlu yazarı Doğu Anadolu ağzı özellikleri taşıyan Eski Anadolu Türkçesiyle kaleme alınmıştır. Dresden nüshası çekimlenmeşinde Akkoyunlu dili korunmuş, Vatikan nüshası çekimlenmeşinde ise Doğu Anadolu ağzı özellikleri büyük ölçüde arındırılmıştır. Dresden yazmasındaki metinlerde anlaşılması güçlük yaratan kelimeler olduğu gibi birçok basit yanlışta mevcuttur.

Stil: 20. Yüzyılda yeniden keşfedilip önce Türkiye’de sonra Azerbaycan’da birçok kez yayımlanan Dede Korkut’un ilgi görmesinin çeşitli nedenleri vardır. Bunların başında Türkçülük ve Milliyetçilik akımının hızla gelişmesi bulunur. Klasik edebiyatın kemikleşmiş, özentili anlatımından sonra Dede Korkut okuyucuya ferahlık getirmiştir.

ç. Yaygınlık

20. yüzyıl başında Türkiye’de ilk kez yayınlanıncaya değin Dede Korkut Oğuznameleri’nin yazılı metinlerinin yayımlandığı az sayıda kaldığı anlaşılmaktadır.

Bir süreden beri bazı yazarlar, Dede Korkut kitabının bütün Türk Halkları arasında çok yaygın olmadığını yazmaktadır. Bu tamamen yanlıştır 17. Yüzyıldan sonra Osmanlı kaynaklarında Dede Korkut ile alakalı hiçbir şey yoktur  1814 yılından 1916 yılında kadar geçen süre içerisinde Dede Korkut kitabının varlığını sadece Avrupalı ve Rus bilim adamları ve onların çevresinde ki kişiler biliyordu. Avrupalı ve Rus Türkologların çalışmalarından Türkiye’de ilk olarak müze müdürü Osman Hamdi Bey’in haberi olmuştu

d. Araştırma tarihi

Dede Korkut oğuznameleri’nin 19.yüzyıl başından günümüze kadar bundan sonrada devam edecek olan uzun bir araştırma dönemi vardır. Dresden nüshasının Berlin kopyasında dayanan ilk metin yayını Türkiye’de Rifat(Bilge) tarafından yapılmıştır. Muharrem Ergin Dresden ve Vatikan nüshalarının karşılaştırmalı yayınını yapmıştır

Metin yayınları dışında Dede Korkut Oğuznameleri üzerine birçok başka yayın da yapılmıştır. Bunlar arasında önemli çalışmaların sayısı azdır.

Dil araştırmaları :Ergin Dede Korkut Oğuznameleri’nin kendi metin yayınına dayanan bir kelime sizini ve grameri yayınlamıştır. Dil sorunu ile ilgili çözüm önerilerini açıklamıştır.

Edebiyatbilim: Dede Korkut Oğuznameleri üzerine geniş kapsamlı bir inceleme yapılmış değildir. Pertev Naili Boratav, halk hikayeleri üzerinde dururken Dede Korkut oğuznamelerini de ele almıştır. Yaptığı edebiyat incelemesinde hem kendi görüşlerini açıklamış hem de başka çalışmacılarının görüşlerine yer vermiştir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir