Tanzimat Dönemi Türk Halkbilimi çalışmaları

Tanzimat Dönemi Türk Halkbilimi çalışmaları

   Tanzimat dönemindeki Halkbilimi çalışmalarını değerlendirirken ülkemizde yapılan halkbilimi çalışmalarının tarihçesini ve gelişimini ele alarak değerlendirmede bulunmak bizler için faydalı olacaktır. Halkbilimi çalışmalarının gelişiminin özellikle XX. Yüzyılın ilk çeyreğinde önemli ölçüde arttığını ve sonrasında birbirini takip eden yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını bilmekteyiz. O dönemde halkbilimi çalışmalarının artmasında ve gelişmesindeki temel unsurlardan birisi Osmanlı Devletinin çöküşündeki son yıllarda devletin kurtuluşu için çeşitli ideolojiler denenmiş ve olumlu bir sonuç elde edilememiştir son olarak o yıllarda Türkçülük ideolojisinin önem kazanması ve benimsenmesi Türk Halkbilimi tarihi açısından bir dönüm noktası olduğu söylenebilir. Nitekim Türkçülük ideolojisinin benimsenmesi ile halka yöneliş artmış Türk kültürü üzerine merak artarak bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Türkçülük ideolojisinin benimsenmesinin ardından çeşitli kurumlar kurulmuş  ve önemli eserler kaleme alınmıştır. Bu kurumlar  arasında şüphesiz en önemli ve ilk kurumlar Türk yurdu ve Türk ocakları kurumudur bir diğer önemli husus Ziya Gökalp’in hazırladığı Halkiyat ve Halka doğru eserlerinin o dönemde Halk ve Halkbilimi üzerine yapılan çalışmaları artmış ve Türk Halkbiliminin şimdiki düzeye gelmesinde önemli rol oynadığı söylenebilir.

Yukarıda belirtildiği üzere Türk Halkbilimi çalışmalarının önem kazanması ve önemli eserlerin verilmeye başlandığı tarih olarak XX. Yüzyılın ilk çeyreğidir. Fakat çok önemli bir hususu göz ardı etmemek gerekmektedir ki bu tarihten öncede Türk Halkbiliminin araştırma alanlarına giren çok değerli eserler ortaya çıkmıştır Lakin bu dönem ve bundan önceki dönemlerle 1900 sonrası döneminde ki Halkbilimi çalışmalarını aynı kefeye koyamayız nedeni ise Halkbiliminin bir disiplin olarak değer kazanıp sırf bu alana yöneliş yaparak eserler verilmeye 1900’lü yıllarda başlanılmıştır. Tanzimat döneminde birçok sanatçı ve aydın Halkbiliminin araştırma alanına giren eserler ortaya koymuştur. Bunların yanı sıra Tanzimat dönemi Türk edebiyatı açısından önemli bir dönüm noktasıdır bu dönemde batıya yöneliş artmış, birçok alanda yenilikler ve ilkler bu dönemde görülmüştür.

. Şinasi derlediği bu atasözlerine ‘ Hikmet-i Avam’ olarak nitelendirmiştir. Şinasi bu atasözleri alanında çalışmalar yapan ilk Türk sanatçısıdır. Öte yandan Şinasi Halkbiliminin en önemli çalışma alanlarından birisi olan Edebiyat alanında Türk edebiyatının ilk örneklerini yazın dünyamıza kazandırmıştır örneğin; Noktalama işaretlerini edebiyatımızda ilk kullanan kişi Şinasi’dir. Yine edebiyatımızda bir ilk olan ilk özel gazete olan Tecrüman-Ahval batılı anlamda ilk tiyatro eseri olan Şair evlenmesini ve bunlar gibi birçok ilki edebiyat dünyamıza kazandırmıştır.

Tanzimat dönemi ve Halkbilimini birlikte ele alıp değerlendirdiğimiz zaman ilk olarak üzerinde durmamız gereken en önemli husus, Tanzimat döneminde topluma yöneliş başlamış toplum için sanat anlayışı benimsenerek bu doğrultuda eserler verilmiştir Bu bilgi bize gösteriyor ki Tanzimat döneminde Halka yöneliş yaşanmış olması Halkbilimi çalışmalarını bu dönemde önceki dönemlere göre ivme kazanmıştır.. Nitekim bu dönemde ortaya konan birçok eser ve çalışma bu durumu kanıtlar niteliktedir. Öte yandan Tanzimat devrinde Divan edebiyatına karşı çıkılıp Halk şiirinin benimsenmesi bizlere bu dönemde halka yöneliş olduğunun bir başka örneğidir.

İBRAHİM ŞİNASİ

    İbrahim Şinasi tanzimat döneminde Halkbilimine ilgi duyan ve önemli çalışmalar ortaya koyan bir isimdir. Kaleme aldığı, ‘Durub-i Emsal-i Osmaniye’ adlı eseri Türk Halkbilimi açısından oldukça önemli bir eseridir. Şinasi eserinde halk arasından topladığı atasözlerinin derleyerek bu kitapta bir araya getirmiştir. Şinasi derlediği bu atasözlerine ‘ Hikmet-i Avam’ olarak nitelendirmiştir. Şinasi bu atasözleri alanında çalışmalar yapan ilk Türk sanatçısıdır. Öte yandan Şinasi Halkbiliminin en önemli çalışma alanlarından birisi olan Edebiyat alanında Türk edebiyatının ilk örneklerini yazın dünyamıza kazandırmıştır örneğin; Noktalama işaretlerini edebiyatımızda ilk kullanan kişi Şinasi’dir. Yine edebiyatımızda bir ilk olan ilk özel gazete olan Tecrüman-Ahval batılı anlamda ilk tiyatro eseri olan Şair evlenmesini ve bunlar gibi birçok ilki edebiyat dünyamıza kazandırmıştır.

Görüldüğü üzere Şinasi Tanzimat döneminde Halkbilimi çalışmaları yapan en önemli isimlerden birisidir

AHMET VEFİK PAŞA

   Ahmet Vefik Paşa Tanzimat döneminde Halkbilimi çalışmaları yapan bir diğer önemli sanatçıdır. Tanzimat döneminde yaptığı çalışmaların yanı sıra sonraki dönemlerde Halkbilimi alanında önemli çalışmaların başladığı XX. Yüzyıl başlarındaki çalışmaların başlamasına zemin hazırlayan kişi olduğunu söyleyebiliriz. Nedenine gelecek olursak eğer, Ahmet Vefik Paşa Türkçülük akımının öncülerindendir ve o dönemde ortaya koyduğu eserlerde bu konuyu işlemiştir. Türk Halkbiliminin gelişiminin Türkçülük akımının etkili olması ile geliştiğini ve büyüdüğünü düşünecek olursak bu sonuca varmamız kaçınılmaz olacaktır. Sanatçı kişiliğinin yanı sıra devlet ve siyaset adamı özelliği ile de dikkat çeken Ahmet Vefik Paşa’nın hazırlamış olduğu  ‘Lehçe-i Osmanî,’ İsimli eser; Türkçe kelimelere yer vermesi ile kendinden sonra bu şekilde yazılacak olan eserlere öncü niteliği taşımıştır kısacası ilk Türkçe sözcüklerden birisidir. Ahmet Vefik Paşa’nın Halkbilimi açısından önem teşkil eden bir başka eser de ‘Müntehabat-ı Durub-ı Emsal’ dir Bu eserinde Ahmet Vefik Paşa tıpkı Şinasi’nin yaptığı gibi atasözlerini derleyerek bir araya getirmiştir.

Anlaşıldığı üzere Ahmet Vefik Paşa’da tıpkı Şinasi gibi Tanzimat döneminde önemli halkbilimi çalışmaları yapan önemli bir isimdir. Daha öncede belirttiğim gibi Ahmet Vefik Paşa konusundaki en önemli husus, bu dönemde verdiği eserden çok Türkçülük akımının öncüleri arasında olması nedeni ile sonraki dönemlerde verilecek eserlere öncülük etmesidir.

  Tanzimat döneminde bunlar gibi birçok Halkbilimi çalışmaları açısından önemli eserler verilmiştir ancak şunu unutmamak gerekir ki Türk Halkbiliminin ayrı bir disiplin olarak anlaşılması 1900’lü yılların başını bulmuştur bu neden ile Tanzimat döneminde veya daha öncesi dönemlerle bu 1900’lü yıllar ve bu yıllardan sonra yapılan Halkbilimi çalışmaları ile bir tutup aynı perspektifte yorumlamanın doğru olmayacağını düşünmekteyim. Tanzimat dönemi ve ondan önceki dönemlerde ‘Halkbilimci’ sıfatıyla öne çıkan kişilere rastlandığı söylenemez.  Öte yandan Tanzimat döneminin bütünü ile ele aldığımız zaman Edebiyatın Halkbiliminin en önemli araştırma alanlarından birisi olmasından dolayı önemli gelişmeler yaşandığını ve eserler verdiğini gözlemlemekteyiz.